Modern kemoterapinin doğuşu: Farber ve Subbarow’un hikâyesi

Boston Çocuk Hastanesinin loş koğuşlarında dolaşan genç patolog, yataklarda halsizce yatan küçük çocukları dikkatle izliyordu. Birçoğunun deri altı, dişetleri ve burunlarında kanamalar vardı. Lenf nodülleri, dalak veya karaciğerleri büyümüştü. Tedavisi güç bakteri ve mantar enfeksiyonları ile boğuşuyorlardı.

Kemik ilikleri, kanları ve çeşitli dokuları olgunlaşmamış kan hücreleri (blastlar) ile tıka basa dolmuştu. Bu atipik hücreler kemik […]

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir